Z Kuşağı Geliyor

Bugünler de büyük bir ilgiyle okuduğum ‘ Z kuşağı ‘ ile ilgili her şey çok dikkatimi çekmekte. Modern tarihin ‘en bozguncu kuşağı’ ve “milenyum kuşağı” olarak adlandırılan bu kuşağı öğrenmek gerek diye düşünüyorum.

Bu kuşak kendi fikirlerini ve kendi zevklerini oluşturuyor. Örneğin; birkaç yıl önce Y kuşağının gittiği bir lisenin koridorundan yürürsek kişilerin hep bir marka tutkunluğu esasında giyindiğini görürdük. Z kuşağında ise durum böyle değil, kategorik olarak ‘tanınmış markaları’ reddediyorlar. Şimdi ki zamanda liselerde ya da üniversitelerde ünlü bir yıldızın ayağında görülen botlar ya da yakın bir arkadaşın tavsiye ettiği bir yerden alınmış kıyafetler, takılar giymiş veya takmış kişiler görebiliriz. Bu kuşağın beklentileri her şeyi paylaşmaktan ve de en iyi şeyleri bulmaktan ibaret. Sadece marka ve ürün geliştirmekle kalmıyorlar, onları nesnellik çerçevesinde değerlendiriyorlar. Aralarında eleme yapıyor ve sonuçları paylaşıyorlar.

Z kuşağı her şeyi çok hızlı yapıyor ve yaptıkları herşeyden de çabuk sıkılıyor. Bu nedenle de herkes artık mutlaka teknoloji kullanmak zorunda kalıyor. Teknoloji bu kuşağın hayatı denebilir. Bu da bilgiyi hızlı alabilme, yayma ve birden fazla bilgi arasında hızlı bir bağ kurabilme yeteneklerini geliştirdi. Bu yetenekleri de aslında çok geniş bir iletişim ağı (network) kurmalarını sağlıyor. Bu kuşak için ‘doğuştan tüketiciler’ desek yalan olmaz.

İçlerinde benim de olduğum Y kuşağı ise artık iş hayatında yavaş yavaş yerini almakta. Kendini yaptığı işe, ürettiği şirkete ait hissetmek isteyen, yaratıcı, girişimci, seçici, sabırsız ve otoriteye meydan okuyan bu neslin de önlerinin açık olduğu kurum ve pozisyonlarda birer çalışan olmalarını diliyorum.

Aybike Akgün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir