Uzun Uzun Yollardan Geldim

 

3 gün önce İngiltere’den İstanbul’a iniş yaptım. Hani aslında çoğu zaman seyahat bir çabayken, altından kalkılması gereken bir vazifeye dönüşmesi an meselesiyken, yine aynı yere tıpış tıpış dönecekken; neden gider, geliriz ki?

*

Ben de şöyle diyorum:
Yurtdışına gideriz çünkü…
Yaşadığımız şehirden uzaklaşınca, o bitmek bilmeyen iç sıkıntısından kurtulacağımıza inandığımız için.
Daha iyi hissetmek için.
Merak ettiğimiz için.
Ailemizin “Havan değişir ” önermesine kilitlendiğimiz için. (O hava hiç mi değişmez kardeşim!) Seyahat ettiğimizi, bu müesseseden geri kalmadığımızı cümle âleme bildirmek için.
Gazetelerdeki ucuz yurt dışı turlarına ‘neden olmasın’ dediğimiz için.
Konulara, sofralara, muhabbetlere dahil olmak için.
Yaşadığımız şehri ve hayatı özlemek için.
Tüketmek için.

Kendi başımıza bir yaşam kurma ve yaşamı sürdürme deneyimi kazanmak için .

Farklı ülkelere seyahat etme şansımız olduğunu düşündüğümüz için…

*

Ama şu bir gerçek ki,
İlk günlerin heyecanı, merakı, önümüze ne gelirse fotoğraf çekme hastalığı soğuduktan sonra evimizi özleriz, yatağımızı ararız.
Misal; ‘Hani benim ayranım, dönerim, köftem?’ sızlanmaları su yüzüne çıkar.

*
Sonunda aynı yerdeyiz.. 
İlişkinin akı, karası, çizgisi, şekli, talihi, talihsizliği, kara kutusudur yurtdışı.
Havaalanları giderken, ev de geri dönerken sevilir.
Git gel, git gel, git gel; sonunda aynı yerdesindir.
Başka ülkelerde; başarmışlığın zaferiyle gülümseme oluşur yüzünde.
Her seferinde birkaç fotoğraf, kurulacak üç-beş cümle, ‘Ben de gördüm  demekten başka çok bir şey kalmaz elimizde’ derler ama öyle değildir işte. Yaşanması gereken bir deneyimdir, senin geri kalan hayatını etkileyecek bir adımdır bu.

*

Benim elimde neler mi var şuan?

Yeni yerler +yeni kültürler +yeni arkadaşlıklar +özgüven +olgunluk+ yabancı dil + anılar+ dünyanın yüzlerce yerinden edindiğim dostluklar+ hayata atacağım daha sağlam adımlar + açık bir düşünce yapısı+ yeni bir hava +farklı yaşam tarzları+ gelenekler + değişik fikirler+ farklı bakış açıları …

Ve en önemlisi de bir de kurduğum şu arkadaşlıklar..

Yazılar, yorumlar, kişinin duruşu, yaşam tarzı, çizgisi, davranışları, hayat görüşü, karakteri bir insanı arkadaş olarak kabul etmek için çok önemlidir. Sözü özü seçme hakkımız her yerde olduğu gibi gönlümüz isterse arkadaş oluruz, istemezsek uzak dururuz. Ben ise bundan sonrası için yalnız kalmayacağım o kadar arkadaşlıklar edindim ki.. Sizlere yüreğimden geçen içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Sitem hep var olsun ve biz hep yazalım, görüşelim, haberleşelim.. Bir sakıncası var mı?

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir