Üzümlü Kek

Tatilde okunacak çok kitap var ama bir kitap var ki sizlere tavsiye edebilirim.
Çünkü ben kitabı aldım, okudum,  hızımı alamadım satır satır bloguma yazacağım dedim, çantamdan eksik etmem, açar açar okurum dedim.
Kitap okumayı sevenler bilir; bir kitap hayatımızı değiştirmez.
Her kitap da bağrımızdan yakalamaz.
Ama arada öyle kitaplar düşer ki elimize; eğer biz izin verirsek,  uçurur bizi.

Neyse kitaba gelelim.

Adı: “Üzümlü Kek”

Altını çize çize çizilmedik yerini bırakmadım günlerdir.

“Enes adında genç bir adam vardı, otizimliydi ve çok derin hislere, büyük tutkulara sahipti.” Hayata dair bambaşka ritimler tutuyordu. Güneşin sıcağını, yağmurun serinliğini ve karın beyazını birde onun dünyasından dinleyip kucaklamak gerek..

Sabah uyandığınızda sadece kendinize ve yapacak işinize uyanmayın, görüp göremediğin her şeye uyanın. Evin bütün odalarına, sokaktaki insanlara, sevdiklerinize, toprağa, kuşa, elinize, kalbinize, dizinize, sırtınıza uyanın. Sınırlamayın kendinizi iki üç şeyle, enerjinizi sınırlamayın. Şöyle derin bir nefes alın, nefesinizin sesini duyun, kapayın gözlerinizi, tüm vücudunuza yayın, sabırla bekleyin, bu eylemin sonuna bir beklenti koymayın, merak etmeyin hiçbir şeyden eksik kalmazsınız.

Mesela “Bazı insanlarda sahip olma arzusu güçlüdür, ama sahip olduğunu devam ettirme, koruma arzusu zayıftır. Bu yüzden sahip olur evlenir, ama koruma ve devamlılıkta problem yaşarlar. İnsan, arzuladığı şeyleri elde ettikten sonra onları koruyabiliyor mu? Mesela işi, kariyeri, parası, çekirdek ailesi, dostları, ideolojileri, inancı… Eğer birçoğuna âşkla sahip olup sonra yarı yolda bırakmışsa, olmaz. Onun sınavıdır bu istikrar. Defalarca âşık oldum diyenler âşık olmamıştır aslında. İnsan çok kere evlenebilir, ama bir kere âşık olur.

İnsan severken şiirler yazabilir, ama âşık olduğunda yazamaz çünkü aşk ve âşık şiirin kendisi olur. Mecnun Leyla’ya değil Leyla’ya giden yola âşık olmuştur; işte âşk, kişiye değil kişinin vaat ettiği yolculuktur Sevgide bilinç olduğu için insan gideceği yerler ve yapacakları için seçim hakkı kullanır, ama aşkta seçim hakkı olmaz. Seçilmişsindir ve gitmek zorundasındır. Aşk çeker ve çekerken zaman algısını, biyolojik algıyı, düşünce iklimlerini, geçmişi ve geleceği, tüm yazılımı da değiştirir. Sarhoşluk buradan gelir. Aşkın sarhoş etme halidir bu. Kışın terlemek, yazın üşümek buradan gelir. Aşkın iklimleri dünyadaki gibi değildir; karı ısıtır, güneşi üşütür. “diyor Enes..

Siz de okursunuz belki. Paylaşmadan durmam imkansız.
Okumanın alışkanlığa dönüştüğü bir kitap bu.

Sevgiyle kalın..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir