Umutların, hayallerin zamanı…

Anladım ki hayat oyunmuş.
Şöyle bir oyun mesela; kaçtığın her şeyin seni kovaladığı bir oyun.
Ya da korktuğunun, korkuna inat başına geldiği bir oyun.
Çok istemek, altını biraz fazla çizmek, can yakıyormuş bu oyunda. Anında canın gidiyormuş.

O yüzdendir ki,

Gerçekten her şeyi yaptık mı?

Elimizden geleni yaptık mı ya da elimizden gelen bu kadar mıydı?

Daha çok düşünmek lazım.

Birkaç gündür daha doğrusu sevdiğim işi yapmaya başlayalı birkaç gündür ‘O ne demiş, bu ne buyurmuş dinlemeden; sürekli içimi kemiren kaygılardan ve başarı endişesinden’ uzaklaştım sanki. Zaten ‘iş dünyası’ çarkının içine bir kere girdiysek eğer elimizden geleni yaptığımıza da inanıyorsak bir insanın yakasını ‘başarı’ bırakmaz işte.

Anladım ki giderek iyileşilmiyor, uzaklaşarak toparlanılmıyormuş.
Doğru bildiklerini, seni sen yapanları ‘sen’ortaya koyacaksın.Doğru olan buymuş.

En güzeli de;

Sevdiğin işi yapmak en büyük lüks ve armağan.! Onun tadını çıkartmak.

Tabii ki herkesin kendisi için hayatı, güvenliği, huzuru, mutluluğu en önemlisi. Bunun aksini kim söyleyebilir ki?

Bundan sonra elimizden geleni yapalım mı? Yapalım.

Elimizden neler gelebileceğini fark etmeyi başarabilirsek zaten yaparız.

Herkese kariyerinde başarılı bir hafta dilerim.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir