Uçurumları Sevenin Kanatları Olmalı..

Hayatın her dönemecinde karar almak zorundayız. Hayatımızda yeni kararlar almak önemli ölçüde cesaretimizin olmasına bağlıdır. Cesaretin en önemli kaynaklarından biri, insanın kendini tanımasıdır. Ve tabii bir de özgüveninin olmasıdır. Cesaret ile özgüven birbirini tamamlayan ikilidir. Birbirinden destek alarak insanı ileriye götürür. Yürürken sağ bacağımızı ileri atmak için sol bacağımızın üstüne sıkıca basarız. İnsan, önemli ölçüde kendini iyi tanıyorsa ve kendine inanıyorsa amacına ulaşmak için cesaretle yola çıkar. Çünkü yapamayacaklarına inananlar, yapamıyorlar; yapabileceklerine inananlar da yapmayı deniyorlar. Bunun sonucunda da bazen yapabiliyorlar. Genel olarak özgüvende yaşamda bir şeyleri başarabildiğimizi gördükçe gelişiyor. Bir şeyleri başarabilmek; önce bir şeylere başlama enerjisini kendimizde hissedebilmek geliyor.  Sonra da yeni şeyleri denemek.. Ve sonrasında cesaret doğuyor.

Hayata pozitif bakabilmemiz önemli. Bununla birlikte karşılaştığımız olayları problem ise çözmek bize fayda sağlayacak bir şey ise onlara fırsat diye yaklaşabilme halimizde çok önemli. Hayatımızdaki negatiflikleri bile faydaya dönüştürebilme yeteneği de aynı şekilde. Bunların hepsini birleştirdiğimizde birçok alanda ‘cesaret’ diye algılanabilecek davranışlar sergilememize sebep olabiliyor.
Eğer beynimizi nasıl en iyi şekilde kullanacağımızı öğrenirsek, yüreğimizde iyi şeyler başarma tutkusu varsa ve tembellik etmeden onu izleyebilirsek, istediğimizi alma yolunda inatla yürürken karşılaştığımız ilk engelde söylenmezsek, eğer ne istemediğimiz kadar ne istediğimizi de bilirsek, hayal kırıklığına  uğrama ihtimaline rağmen bir hayali gerçekleştirebilecek gücü kendimizde bulursak  ve tüm bu yazılanlara inanma ‘cesaretini’ gösteriyorsak.. Bize artık ‘kendi kanatlarımızla uçmak’ kalır..

Aybike Akgün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir