ŞU DEĞİŞMEYEN ALIŞKANLIKLARIMIZ

Alışkanlıklar hayatımızda belirleyici bir rol sahibidir. Düşünmeden otomatik olarak yaptığımız tercihler haline geliyor. Tüm alışkanlıklarımıza kötü diyemeyiz ama alışkanlıklarımızın bizi rutine hapsetmesine de izin vermemeliyiz bence.

Neden her sabah uyanır uyanmaz dişlerimizi fırçalıyoruz? Neden yapacağımız her sunumdan yarım saat önce toplantı odasında hazırlıkları tekrar tekrar kontrol ediyoruz? Neden her yemekten sonra keyif çayı içiyoruz? Bunlar üzerinde fazla düşünmeye gerek olmayan gündelik alışkanlıklarımız… Peki ya, bunları değiştirmek istersek?  Alışkanlık bir işaretle başlar, adeta bir şalter açılır ve beynimiz bunu otomatik olarak nasıl yerine getireceğini bilir. Bir alışkanlığı değiştirmek için alışkanlığı anlamamız ve yerine yenisini yerleştirmemiz gerekir. Hepimiz yaşamışızdır bunun örneklerini. Öncelikle beynimiz değiştirmek istediğimiz o alışkanlığımızı inkar eder, sonrasında eğer  o davranışının sıkıntı yarattığını kabul ederse değişime karar vermeye ve değişime gitme aşamasına geçer. Sonrasında değişimi gerçekleştirir ve sürdürür. Ve en zor aşaması da başa dönüp eski davranışı tekrar edip etmeme olayıdır.

Alışkanlıklar o kadar içsel, o kadar güçlüdür ki insan bunları aşıp kendini değiştiremez. Pek çok konuda “doğru olanı” bilse bile bunu bir türlü hayata geçiremeyişinin sebebi, yerleşik alışkanlıkları kırmanın zorluğudur. Değişime meydan okumanın sonu en basitinden zamana ayak uyduramamaktır.

Her insan hayatı boyunca mutlu olmak ve yaşamaktan zevk almak ister. O yüzden siz değerli okurlarım; sizi mutlu edecek alışkanlıklarınızdan vazgeçmemeniz dileğimle..

Mesela işe ‘hayır demeyi öğrenmek’ ile başlayabilirsiniz.

Alışkanlıklarınızı gözden geçirdiğiniz ve gerekli aksiyonları aldığınız verimli ve bir o kadar da,

Bol renkli günler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir