Kadın Olmak Zor Zanaat

Unutma!

Sen değerlisin, çalışsan da çalışmasan da.. Ünlü olsan da olmasan da ! Sen sen olduğun için bi’tanesin.

Kadın olmak zor zanaat. Bunu ancak kadın olanlar anlayıp, hissedebilir. Seçimler, tercihler gelir akla. Sorumluluklar hatırlatılır. Ülkemizde çalışan kadının hem ev hanımı hem de çalışan kadın kimliğini bir arada yürütmesi, çocukların eğitimi, eş olarak üzerine düşen görevler… çok fazla. Anadolu kültürünün kadından beklentileri -saygı, itaat, sakinlik, çok konuşmamak, şefkat gibi- kadının yükünün ne kadar ağır olduğunu ortaya koyuyor.

Kadın yazar olmakta bir nevi öyle bir şey. Kadın olmak yalnızca bu saydıklarımızla değil, aynı zamanda edebiyat dünyasında pek çok sorunla da karşı karşıya bırakır bizi. Erkek yazarların arasında var olmak öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Bazı erkekler yazdıklarınızı hafife alır, bazı kadınlar şüpheyle/ kıskançlıkla yaklaşır. Kendimize güven duygumuzu pekiştirmek için yardımcı olanların sayısı çok sınırlıdır. Yazdıklarımızın okunur olma ihtimali üzerinde bile düşünülmez.

Yine söylüyorum.. Dediğim gibi kadın olmak zor iş.  Hem güzel, bakımlı olacaksınız, hem anne hem eş hem de kariyer sahibi olacaksınız.

Eğitim seviyesi, yaşam şekli, siyasi fikri ya da kılık kıyafeti ne olursa olsun, her kesimden, hatta dünyanın her yerinden kadının ortak paydası nedir?” diye sorsalar ne deriz bilmiyorum? İster kendimizi ister hemcinslerimizi inceleyelim, kabahatleri  görürüz evvela. Tek tek çıkarırız kusurlarımızı, eksiklerimizi; yaralarımıza büyüteçle bakmakta yok üstümüze. Kendi kendimizin en amansız ve en acımasız eleştirmeniyiz nedense. İhtiyacımız yok başkasının tenkidine; çünkü zaten içten içe çok daha beterini söylemekteyiz nefsimize. Oysa ki biraz güvenmemiz lazım biz kadın olarak kendimize.

Unutma!

Biz kadınlar! Biz değişmezsek, dünya değişmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir