Şükür edelim!

Herkesin düşündüğü, yaşadığı, üzüntüsü, sevinci, aklına getirdikleri, aklından çıkaramadıkları, uğruna yaşadıkları, güldükleri, mutlu olduğu şeyler farklı şu dünyada.

Yaşıyoruz ama hissettiklerimiz gün be gün değişiyor. Bir türlü aynı kıvamda durmuyoruz.
Bir güne enerjik başlıyorum, şükürlerden demetler sunuyorum, ‘iyi ki’leri peş peşe diziyorum, gülücükler dağıtıyorum, planlar yapıyorum, hayaller kuruyorum.
Ertesi gün, yok yok! Ertesi gün bile değil, yine aynı gün umutsuzluğun dibine bile vurabiliyorum.
Küsüyorum, kızıyorum, çaresiz hissediyorum. Sonra sağda solda insanı motive eden, ‘’ başarırsın, yaparsın ‘’temalı cümleler kuruyorum ve mutlu oluyorum. Demek istediğim;

1.Sizin de bizim de en büyük derdimiz; ‘mutluluk’! Yani mutluluğu bile kendimize dert etmişiz, o dereceyiz.
Hele bir maaşın artsın mutlu olacaksın.
Terfi et bak bütün hayatın yolunda gidecek.
Bütün arkadaşların evlendi barklandı, sende bir evlen bak mutlu olacaksın.

‘Şu yurtdışına gidersen, taksitleri bitirirsen, borçlarını ödersen, o seni severse, özür diler geri dönerse mutlusun, senden mutlusu yok ‘ cümleleriyle geçmez mi hayatımızın büyük bir çoğunluğu.

2.Çalışıyor olabiliriz, her sabah işe gidiyor olabiliriz, ajandamız kabarık  olabilir, para da kazanabiliriz, çok şükür her bir şeyimiz eksiksiz de              olabilir. Önemli olan ‘şükretmek, teşekkür etmek.’

Vermek istediğim bu iki önemli mesajı verdiğime göre yazımı bitirebilirim. Söyleyemiyordum, kaç gündür içim içimi yiyordu.

‘Sağlığım yoksa, huzurum kaçmışsa şu yazdığım yazının bile ne önemi var?’ diye düşündüm bu yazımı sizlerle buluştururken.

Bize kendimizi iyi hissettiren, birilerine az da olsa yardımımızın dokunabildiğine inandığımız işler yapsak ne güzel olur.

Boşlukları doldurabileceğimiz huzurlu, güzel haftalar dilerim.

Aybike Akgün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir