İçimizdeki Güç: Motivasyon

Bireysel iç motivasyon

Motivasyon; bir kişinin eylemi ya da davranışını harekete geçiren, yönlendiren içsel bir durumdur. Bir çalışanın ya da çalışan grubunun motivasyonu, kişisel yönden, gereksinimler, çabalar, hedefler gibi; ya da dışsal yönden, ilişkiler, ödüller, sosyalleşme gibi kaynaklardan etkilenebilir.

Bireysel iç motivasyon kavramı ise; kişinin yapmakta olduğu mesleğe karşı olan sevgisi, çalıştığı kuruma karşı saygısı ve en önemlisi de iş ortamında kendini motive hissedip, heyecanını her daim yüksek tutmasıdır.

Bireysel motivasyonun hayatımızdaki yeri geliştirme yolları

Motivasyon, kişisel yaşamda mutlu ve iş yaşamında başarılı olabilmek için en önemli faktörlerden biri olarak kabul ediliyor. Özellikle yalnız olduğumuz zamanlarda ya da bir işi yalnız yapmaktayken yüksek motivasyon sağlamak ciddi bir meziyet.

Her çalışan birey için, iş hayatında huzurlu olmak, kendini zinde ve başarılı hissetmek, dolayısıyla özel yaşamda da özgüvenli bir kişi olmak bireysel motivasyon ile doğrudan ilgilidir. Yaptığı işe ve bireysel hedeflerine karşı motivasyonu yüksek tutan, sorumluluklarına ve bunların yerine getirilmesi için kendi yeteneklerinin harekete geçirilmesine konsantre olan çalışanların bir adım önde olabilirliği daha yüksektir.

Bireysel motivasyonu geliştirebilmek için kendi kendimize uygulayabileceğimiz bize yardımcı bazı ipuçları;

Her gün işe taşıyan bir nedenin olması; Çalışanlar arasında en çok sızlanılan konulardan biri “sabah erkenden kalkıp işe gitmektir.” İşe giderken özellikle kariyerimizle ilgili bir planımız varsa sabahları bu bir serzenişe dönüşmek yerine; bir kısmını işte geçirdiğimiz günün tamamını etkileyen bir kişisel motivasyon kaynağı olduğu görülecektir. Kariyerimizle ilgili yaptığımız plan veya koyduğumuz hedefler zamanla bir alışkanlık haline dönüşüp motivasyon için bir kazanım olabilir. Küçük galibiyetler bile motive eder.

Neler mi yapabiliriz?

Çalıştığımız yeri renklendirip ve kişiselleştirip, bir çalışma planı yaratmak; O gün neler yapacağımızı planlamış olup yeni şeyler üretmeye ve öğrenmeye çalışacağımız yeni bir gün motivasyonumuzu da yükseltecektir. Buna ek olarak çalışma ortamında küçük değişiklikler yaparak kendimizi özel hissetmemizi sağlayabiliriz.

İş yeriyle sahici bir bağ kurmak; Değer yaratmaya odaklanılarak işyeri ile arada oluşan duygusal bağın kontrolü sağlanmalıdır. Kişi yaptığı işi ve kurumu seviyorsa; böylece kendini rahat hissediyor, kurum ile arasında bir uyuşmazlık olmadığını düşünüyorsa ve kendini oraya ait düşünüyorsa bireysel motivasyonu sağlamakta daha kolay olacaktır.

İş arkadaşlarıyla sosyal ilişkiler geliştirmek; İş yaşantısında hem bireysel motivasyonu arttırmanın hem de mutlu bir çalışma hayatının en önemli unsurlarından biri beraber çalıştığımız yerdeki insanlarla aramızdaki pozitif diyalogdur. İş dışında işle ilgili konuların dışına taşan bir noktada da birlikte güzel şeyler paylaşmak, gelebilecek yaratıcı fikir ve önerilere açık olmak iletişimi de güçlendirmeye yardımcı olur.

Sonuç olarak;

Seçme şansımız var. Ve bunu yapmaya sadece biz karar verebiliriz. Bu sebeple önce ruhumuzu mutlu ederek kendimizi motive etmeyi seçelim.

Aşağıdaki sözler gibi bizleri harekete geçirecek, çalıştığımız yerde mutlaka görebileceğimiz ve hatta bir yere asacağımız motivatörler bulup, çoğaltabiliriz.

“Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır.” -M. Kemal Atatürk

“Hayal edebiliyorsan yapabilirsin.” – Walt Disney

“Geçmişte kim olduğunu bilmek istiyorsan, şu an kim olduğuna bak. Kim olacağını bilmek istiyorsan, ne yaptığına bak.” – Buddha

“Bir gün kalkacaksınız ve hep hayal ettiğiniz şeyleri yapmaya vakit kalmamış olacak. Öyleyse şimdi tam zamanı. Harekete geçin.” – Paulo Coelho

Sevgilerle..

Aybike Akgün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir