Farklı olmak

Aşırı çalışmak birçok kişinin iş hayatında başarı stratejisidir. Ama herkes aynı şeyi yapıyorsa çok çalışmak bizi rakiplerimizden ayırt etmez. Aksine kalabalıkta kayboluruz.

Çoğumuz aslında akıl tembelliğinden dolayı gereğinden çok çalışırız. Oturup da ‘’ Ne yaparsam daha faydalı olur veya nasıl yaparsam daha az zaman harcarım? ‘’ diyeceğimize gelen işlere saldırmak kolayımıza gelir. Hatta tembelliğimiz o seviyededir ki hangi iş türü hoşumuza gidiyorsa ona yükleniriz.

Bir şeyler yapıyorsak yaptıklarımız bir amaca hizmet etmelidir. Aslında önümüze gelen her iş talebi, her e-mail her fikir çatışması bizim farkımızı göstermemiz için bir fırsattır. Nereye nasıl gideceğimiz konusunda ayrıntılı bir oyun planımız olabilmeli. Bırakalım; bizim reddettiğimiz işleri yapacak çalışkanlar elbette ki çıkacaktır.

Farklı konulara ilgi duymak lazım, biraz meraklı olmak lazım.. Örneğin; Descartes’ın

analitik geometrinin temellerini duvarda yürüyen sineği izlerken tespit etmesi merakla

başlamış.

Birde hemen sonuç almadığımız çalışmalarımızı devam ettirmekten yılmamalıyız. Günümüz şartlarında hata yapmaktan korkmayarak, mümkün olan en geniş bir tolerans alanı içinde hatalarımızı tecrübe olarak ele alıp, kendi sentezlerimizi derinleştirerek değişimin içinde yer almak, rekabet avantajı yaratmanın en önemli şartı haline gelmiş durumdayken, özgüvenimizi artıracak deneyimlere açık olalım. Edison’un ampulu icat

edene kadar tam 1093 tane farklı buluşla sonuçlanan çabaları, Lincoln’un ABD Başkanlık seçimlerini kazanana kadar dokuz defa elenmiş olması, sonunda geldikleri yere bakıldığında özgüvenin ve istikrarın önemini yeterince vurguluyor.

Yani yaptığımız iş’te –sektörde- ya en ucuz olacağız yada talep edilen bir işi herkesten iyi yapacağız. Başka seçenek yok !

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir