Ego

Egoyla ilgili ne güzel demiş Albert Einstein..
Ego; hiç şüphesiz ki insanı benmerkezci bir düşünceye sevk eder.  Ancak bu benmerkezci düşünce biçimi çok akılcı bir düşünce şekli değildir. Ego, içimizdekinin yansımasıdır aslında, çünkü egonun kaynağı bensem değiştirme ya da değiştirmeme gücüde bana aittir demektir.

Egosu şişmiş çevreye zarar veren insanlar vardır. Egoları şiştikçe hayat tecrübelerini mükemmel bir kaynak, bilgi kaynağı olarak görürler. Hayat çizgileri; ben” i hep öncelemek, “bensiz olmaz”, “ben en iyiyim”, “ben bilirim”, “ben yaparım’’a  inanmaktır. Zirvede olmak ister, doymak bilmezler. Egosu yüksek kişi birtakım başarılara imza atamaz mı tabii ki atar ama bu sınırlı kalır. En basitinden  bu kişilerin egosu su yüzüne çıktığında ekip çalışmasına uyum sağlayamadıkları için bir süre sonra başarı grafikleri düşer. Biz zaman içerisinde ilerlerken tecrübelerimizin, sahip olduğumuz bilginin, geçmişin tozunu toplarız. Bu toz egoya dönüşür. Düşünelim ki kimse bize ilgi göstermezse, ego  kendini acıkmış hissetmez mi? O zaman egomuzu nasıl besleyeceğiz. Ego; çok zor fark edilir. Onun çalışması çok kurnazca ve derindendir. Ego; ilgi ile yaşar. Yani biri bize kızgınsa ve bizimle kavga ediyorsa, bu bile iyidir. Hayatın akışındaki iniş ve çıkışlar hayal kırıklığına uğratır. Hızını yavaşlatır. Çabuk vazgeçer. Ve bunun sonucunda ego ön plana çıkarak bizi yönetmeye başlar, birden bire kişilik karmaşasında buluruz kendimizi.

Hayatta başarılı olduğumuz zaman durmak zordur. Zenginleşiyorken ve  meşhur oluyorken durmak zordur. Ne kadar ince, saflaştırılmış bir kişiliğe sahipsek ego bize o kadar tutunur.

Egosu küçük, kalbi büyük, zihni berrak okurlarıma..

Güzel günler ve sevgiler..

Aybike Akgün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir