Birini tanımak

‘’Kimse benimle oynamıyor diye ağlayan çocuk!

Sen büyü hele, bak ne oyunlar oynayacaklar seninle.’’

demiş Cemal Süreya..

Zamanla herkesten korkar hale geleceksin belki çocuk.

Belki sırlarını paylaşamayacak hale geleceksin.

Bazen de çevreni küçülte küçülte, kırılmamak için insanları eleye eleye tek başına kalmayı bile göz önüne alacaksın..
Akıl vermeye çalışanlar olacak. “Oyunu kurallarına göre oynayacaksın, seni üzmelerine izin vermeyeceksin” gibi şeyler söyleyecekler.

Oyunu kurallarına göre oynamakmış…
Hangi oyun? Birinci olanın ödülü ne?

Dünyanın içinde, insan sayısı kadar dünya daha var. Bu dünyaların her biri soru işareti olarak karşımızda duruyor.

Hatta bence‘’Başkalarının derinliği” diye bir şey de var. O sularda yüzüyor veya yüzmeye çalışıyor, lakin derinliğini göremiyorsunuz. İşte bazen de oyunlar oynanıyor, farkında olmadan biz.

Bu devirde kim kime gözü kapalı sırtını yaslayabilir ki?

O yüzdendir ki;

Karşımızdakini “ne tatlı insan” diyerek seçmeyip tanıyacağız!

Birini tanımadan, en yakın arkadaş zannedip hayat hikâyesi anlatılmaz. Sonra en aciz anında yol, su, elektrik olarak öyle bir döner ki sana inanamazsın.
Birini tanımadan, huyunu, suyunu, zor anlarda ne yapacağını, nasıl çark edeceğini bilmeden güvenilmez.
Ve de karşındaki insanı eğrisiyle doğrusuyla, siniriyle, mutluluğuyla, ailesine muamelesiyle tanımadan onun için güzel cümleler kurulmaz.

Bütün okurlarıma; güzel insanlarla tanışacağı, mutlu haftalar dilerim.

Bol renkli günler..

 

www.twitter.com/aybike_can

aybikecan@genc.im

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir